Teklif İste Dosyaları İndir
Teklif İste Dosyaları İndir
Marmara-Siegener

Sıcak Daldırma Galvaniz

SDG* yöntemi çeliği korumanın bilinen en mantıklı yöntemidir. Adından da anlaşılacağı gibi sıcak daldırma yöntemi demir veya çeliğin sıvı çinko dolu sıcak havuzlara daldırılıp çıkartılmasıyla gerçekleşir.

Marmara Siegener Galvaniz’de bu proses uluslararası kalite, çevre ve insan sağlığı kurallarına göre yapılır. Bu yöntemin sonucunda metalin üzeri micronlarla ölçülen bir zırh ile kaplanmış olur.

Bu zırh bir çok atmosferik ortamda dahi paslanmayı önler. Sıcak daldırma uygulanan bir tasarım, ilk günkü direncini, bakım-onarım gerektirmeden yıllarca koruyabilir.

Biz çeliği korursak, o da bizi korur...

 

Günümüzde çinko çelik, alüminyum ve bakırdan sonra Dünyada miktar olarak yıllık tüketimi en fazla olan metaldir. Kimyasal yönden aktif olması ve diğer metallerle kolayca alaşım yapabilmesi nedeniyle çinko, endüstride birçok alaşımın ve bileşiğin üretiminde kullanılmaktadır. Güçlü elektropozitif özelliğinden dolayı diğer metallerin özellikle demir-çelik ürünlerinin aşınmaya karşı korunmasında kullanılmaktadır. Çinko metal ana ürün olarak, galvanizleme, pres döküm alaşımları, pirinç ve bronz alaşımları, çinko oksit ve haddelenmiş çinko alaşımlarında kullanılır.

Birçok yeni işletmenin açılması ve bazı işletmelerin kapasite artışlarına karşın işlemlerindeki darboğazlar nedeniyle, pazara sunulan metal çinko miktarında yeterince artış gerçekleşmemektedir. International Lead and Zinc Study Groups verilerine göre, 1995 yılında her biri 1x10 3 ton/yıl ve daha fazla rafine çinko üreten 70 ülke bulunmaktadır. Bunların içinde 100x10 3 ton' dan fazla çinko tüketen 17 ülke bulunmaktadır. Bunlardan en büyük 102un toplam tüketimi, Dünya tüketiminin %65' ini oluşturmaktadır.

Toplam çinko tüketiminin yaklaşık %50' si galvanizli çelik, %20' si pirinç, %15' i döküm, %8' i çinko oksit üretiminde, %7' si yarı mamul ürünlerde kullanılmaktadır. Ekotoksik etkisi nedeniyle çinko, bazı alanlarda sınırlı tüketilmektedir. Günümüzde, özellikle otomotiv sektöründe, çinko yerine alüminyum, magnezyum ve plastikler, kullanılmaktadır

1.2 Sektördeki uluslararası kuruluşlar

Sektörde faaliyet gösteren etkin uluslararası organizasyonlar olarak Uluslararası Kurşun-Çinko Çalışma Grubu (ILZGS) ve buna bağlı olarak çalışan Uluslararası Çinko-Kurşun Araştırma Organizasyonu (ILZRO) sayılabilir. ILZGSın, Dünya metal tüketiminin %80'ini ve üretiminin ise %90'ını elinde tutan 30 üye üyesi vardır.

1959 yılında, Birleşmiş Milletler tarafından hükümetler arası bağımsız bir danışma müessesesi olarak kurulan bu kuruluşun merkezi Londra'da olup, etkinlikleri aşağıdaki konuları kapsamaktadır:

-Üye ülkelere kurşun-çinko cevheri ve metali ile ilgili üretim, tüketim, arz-talep, stok ve ileriye dönük tahminlerle her türlü bilgileri derlemek,

-Uluslararası çinko-kurşun ticareti ile ilgili hükümetler arası danışmalar için uygun ortam yaratmak,

-Dünya pazarlarındaki kurşun ve çinkonun her türlü durumu ile ilgili çalışmalar yapmak,

-Kurşun ve çinko ile ilgili mevcut veya çıkması olası ve ayrıca uluslararası ticaret koşulları ile çözülemeyen problemlere uygulanabilir çözüm yolları belirlemektir.

ILZRO ise ILZSG'nin devamlı gözlemci üyesi olup, kurşun ve çinko kullanımı teknolojisi ile ilgili sürekli araştırmalar yaparak bu ürünlerin kullanım sahalarını geliştirmeye yönelik çalışmaları yürütür.

Dünya kurşun-çinko madenciliği sektörü, cevher üretimi ve zenginleştirilmesi ile izabe metal elde edilmesi safhalarını kapsayan entegre bir sistem içerisinde yürütülmektedir. Bu nedenle Dünya kurşun-çinko cevher konsantre üretimi ve ticareti metal üreticilerinin denetimi altındadır.

Başta AB ülkeleri ve ABD olmak üzere, Japonya, Avustralya ve Kanada şirketleri Dünya cevher üretiminde söz sahibidirler. Bu ülkelerdeki kuruluşlar, uluslararası şirketler statüsünde olup, ortaklık yapıları oldukça karmaşık ve birbirleri ile iç içe girmişlerdir.

2. Dünyadaki mevcut durum

2.1 Rezervler

1984 yılı dünya çinko baz rezervleri 290x10 6 ton metal çinko olarak hesaplanmıştır. 1984-1993 yılları arasında 108.7x10 6 ton civarında yeni rezervler belirlenmiştir. Dünyada bilinen çinko rezervleri 1.8x10 9 ton civarında olup, ekonomik olmayan kaynaklarda dikkate alındığında bu miktar 4.4x10 9 tona kadar çıkmaktadır.

Dünya çinko rezervleri, metal çinko.
Ülkeler Rezervler Rezerv Oranı
  x10 6ton (%)
Afrika Kıtası 9 6.2
Asya Kıtası 31 21.4
Avrupa Kıtası 35 24.1
Kuzey Amerika 37 25.5
Orta ve Güney Amerika 16 11
Diğer 1 0.7
Okyanusya 17 11.7
Toplam 145 100
Gelişmiş Ülkeler 87 60
Gelişmekte olan ülkeler 33 22.8
Merkezi Planlamalı Ülkeler 25 17.2

 

Çinko ilk olarak M.Ö. 2000 yıllarında Çinliler ve Romalılar tarafından alaşım materyali olarak, prinç yapımında kullanılmıştır. Bilinen en eski çinko arkeolojik kalıntı Romanya Transilvanyada Doroseh şehrindeki prehistorik Dacian yerleşim merkezinde bulunmuştur. Bu heykel parçası üzerinde yapılan analizler sonucunda, % 87.5 Zn, % 11.5 Pb ve % 1 oranında Fe içerdiği tespit edilmiştir.

Çinko, kaplama sektöründe korozyona karşı mükemmel dayanım sağlaması nedeniyle çeşitli hallerde Çinko Kaplama uygulamalarının temel maddesini oluştururken, bunun yanında mineral olarak, alaşım ve çinko üretimi sonrası ortaya çıkan yan ürünler olarak ta İnsan hayatı ve gündelik yaşantının kolaylaştırılması adına pek çok sektörde kullanılmaktadır.

Elektrokimyasal metaller içeren reaktif bir metal olan çinko diğer pek çok metal gibi doğada mineral halinde bulunur.

Çinko gündelik hayatımızı kolaylaştıran pek çok sektörde kullanılır.Örneğin çinko oksit (ZnO) cam, emaye, kauçuk, boya, (pigment), seramik, plastic, ve kağıt sanayiinde çinko beyazı yada kar beyazı adıyla çok sık kullanılır.

Çinko klorür (ZnCl2) kerestenin çürümesini önlemede kullanılır.

Çinko Sülfat (ZnSO4) reyan ve fibran üretiminde, litopan hazırlamada, kimi sanayi sularının işlemesinde ve eczacılıkta kullanılır.

Özgün niteliklerinden dolayı Çinko ağırlıklı alaşımların sanayide büyük bir önemi vardır.(Zamak, Lizro, Ve Kayem) Çinkonun büyük bir bölümü de alaşımlarda kullanılmaktadır. Bu alaşımları şu şekilde sıralanabilir:

a) Pirinç: % 5-45 Zn içeren bir bakır alaşımdır. Pirinçler içlerindeki çinko oranına göre değişik isimler almaktadır. Muntz metal %59 Cu, %41 Zn, lehim pirinci %75 Cu, %25 Zn, kırmızı pirinç %85 Cu, %15 Zn içermektedir. Sanayiide en fazla kullanılan alaşım pirinçtir. Mimari işlerde, iletişim ve bilgisayar, televizyon endüstrilerinde, otomobil endüstrisinde kondansatör tüplerinde, kaynak çubuklarında, valf millerinde, cıvatalarda, pres ve haddeleme işlemlerinde, radyatör peteklerinde ve borularda, perçin çivilerinde, ızgaralarda, yaylarda zincirlerde, çeşitli halka ve tüplerde, kartuşlarda esnek hortumlarda, elektrik tellerinde, tesviye, dövme bükme ve şekil verme işlerinde, bazı mücevherlerde çeşitli pirinç tipleri kullanılmaktadır.

b) Bronz: Bronz bir bakır-kalay alaşımıdır. % 2-4 oranında çinko ilavesiyle, ergimiş bronzun akıcılığı artırılmaktadır.

c) Basınçlı Döküm Alaşımlar: Son yıllarda basınçlı döküm alaşımları için harcanan çinko miktarı, kaplama işlerinde kullanılan çinko miktarını aşmıştır. Standart üç tip basınçlı döküm alaşımı bulunmaktadır. Bu alaşımlar %3.5-4.5 Al ve %0.1-2.5 Cu içermektedirler. Ergimiş alaşım, 482oC sıcaklık ve cm2 başına 4.54 kg a kadar basınç altında çelik kaplara dökülür. Basınçlı döküm çok yakın benzerlikle, karışık şekillerin yapılmasına olanak sağlamaktadır.

Bunun yanında çinko üretiminden kazanılan yan ürünlerde çok çeşitli sektörlerde kullanılır.Kurşun-çinko madeni işletmeciliğinin ekonomikliğini belirleyen faktörlerin başında cevherin tenörü gelmektedir. %4-5 Zn-Pb ortalama tenörü bir yatağın işletilmesinin ekonomik olacağı söylenmektedir. Ancak düşük tenörlü yatakların işletilmesini ekonomik kılan cevher yatağının içerindeki Kadmiyum, Bizmut, İndiyum, Galyum, Germanyum, Kobalt, Molibden, Selenyum, Talyum, Antimuan ve Pirit gibi diğer metallerdir.

1. Sektördeki Uluslararası Kuruluşlar

Sektörde faaliyet gösteren etkin uluslararası organizasyonlar olarak Uluslararası Kurşun-Çinko Çalışma Grubu (ILZGS) ve buna bağlı olarak çalışan Uluslararası Çinko-Kurşun Araştırma Organizasyonu (ILZRO) sayılabilir. ILZGSın, Dünya metal tüketiminin %80'ini ve üretiminin ise %90'ını elinde tutan 30 üye üyesi vardır.

1959 yılında, Birleşmiş Milletler tarafından hükümetler arası bağımsız bir danışma müessesesi olarak kurulan bu kuruluşun merkezi Londra'da olup, etkinlikleri aşağıdaki konuları kapsamaktadır:

  • Üye ülkelere kurşun-çinko cevheri ve metali ile ilgili üretim, tüketim, arz-talep, stok ve ileriye dönük tahminlerle her türlü bilgileri derlemek,
  • Uluslararası çinko-kurşun ticareti ile ilgili hükümetler arası danışmalar için uygun ortam yaratmak,
  • Dünya pazarlarındaki kurşun ve çinkonun her türlü durumu ile ilgili çalışmalar yapmak,
  • Kurşun ve çinko ile ilgili mevcut veya çıkması olası ve ayrıca uluslararası ticaret koşulları ile çözülemeyen problemlere uygulanabilir çözüm yolları belirlemektir.

ILZRO ise ILZSG'nin devamlı gözlemci üyesi olup, kurşun ve çinko kullanımı teknolojisi ile ilgili sürekli araştırmalar yaparak bu ürünlerin kullanım sahalarını geliştirmeye yönelik çalışmaları yürütür.

Dünya kurşun-çinko madenciliği sektörü, cevher üretimi ve zenginleştirilmesi ile izabe metal elde edilmesi safhalarını kapsayan entegre bir sistem içerisinde yürütülmektedir. Bu nedenle Dünya kurşun-çinko cevher konsantre üretimi ve ticareti metal üreticilerinin denetimi altındadır.

Başta AB ülkeleri ve ABD olmak üzere, Japonya, Avustralya ve Kanada şirketleri Dünya cevher üretiminde söz sahibidirler. Bu ülkelerdeki kuruluşlar, uluslararası şirketler statüsünde olup, ortaklık yapıları oldukça karmaşık ve birbirleri ile iç içe girmişlerdir.

2. Türkiye' de Çinko Madenciliği

1935 yılında Maden Tetkik ve Arama Enstitüsünün kurulması ile kurşun-çinko aramalarının daha bilimsel olarak yapılmasına başlanmıştır. 1952 yılında Etibank Keban Konsantre Tesisleri Türkiyede ilk yerli konsantrasyon tesisi olarak faaliyete geçmiştir.

  • Orta Anadolu Bölgesinde Yozgat Akdağmadeni ve Kayseri Zamantı havzalarındaki mevcut maden yataklarının geliştirilmesi ile yılda 20x103 ton çinko, 10x103 ton kurşun konsantresi üretim artışı gerçekleşebilecektir.
  • Kuzey ve Orta Anadolu metal kuşağında kurşun-çinko ve kompleks baz cevher aramaları teşvik edilmelidir. Halen dünyada ortalama % 5 civarında Pb+Zn içeren yataklar, altın ve gümüş içeriklerine bağlı olarak fizibil olarak çalışmaktadır.
  • Halen 130x103 ton/yıl metal kurşun-çinko civarında olan Türkiye üretiminin, 250x103 ton/yıl düzeyine yükseltilmelidir. Bu amaçla Kuzey-Doğu Karadeniz bölgesi Hopa civarında Imperial Smelting tesisi kurulmalıdır. Söz konusu tesis, 100x103 ton/yıl metal çinko ve 50x103 ton/yıl metal kurşun üretim kapasitesine sahip olmalıdır.
  • Çinkur tekrar faaliyete geçirilmelidir.
  • Çinkur daha çok Orta Anadolu kuşağındaki oksitli kurşun-çinko cevherleri ile çalıştırılmalı, Karadeniz kuşağındaki sülfürlü Pb-Zn cevherleri ise, Kuzey-Doğu Karadeniz bölgesi Hopa civarında kurulacak Imperial Smelting tesisinde değerlendirilmelidir. Bu bölgede kurulacak Imperial Smelting tesisi, Azerbeycan, Gürcistan ve Ermenistan gibi ülkelerdeki cevherlerin kullanılmasına da olanak sağlayacaktır.
  • Kafkas Ülkeleri ile Türk Madencilik Kurumları arasındaki ilişkileri geliştirilmelidir. Ayrıca gerek Türk Cumhuriyetlerinde gerekse Balkanlar bölgesinde, Pb-Zn cevher işletmeciliği ile bu bölgelerdeki izabe tesislerinin satın alınıp, işletilmesi desteklenmelidir.

ÇİNKO KOMPOZİSYONU

YILLARA GÖRE ÇİNKO FİYATLARI

Metal korozyonunu engellemek için kullanılan değişik yöntemlerden biri yüzey kaplamadır. Yüzey kaplama için çeşitli yöntemler kullanılır. Metalik kaplama yöntemleri içinde yer alan çinko kaplama, galvanizleme olarak adlandırılır. Galvanizleme genellikle, sıcak daldırma, elektroliz veya metal püskürtme yöntemleri ile yapılır.

Bilindiği gibi, galvanizli malzemeler inşaat, konstrüksiyon, otomotiv ve beyaz eşya sanayiinde kullanılmaktadır. Bundan dolayı, galvanizleme konusundaki gelişmelerin tüm toplumu etkileyeceği açıktır. Bu makalede, sıcak daldırma yöntemi ile galvanizleme ve çinko kaplama tavı (galvannealing) yaparak elde edilen malzemelerin mikroyapıları incelenmiştir. Galvanizlemede, kaplama yapısı genellikle çelik, G, d, z ve h fazlarından oluşur. Çinko kaplama tavında yapı çelik, z fazı, G fazı ve yüzeyde küçük bir miktar z fazı ile büyük miktarda d fazı içerir.

GİRİŞ

Çevrenin etkisi ile metallerin kimyasal ve/veya elektrokimyasal reaksiyonlar sonucunda hasar görmelerine korozyon denir. Kimyasal korozyonda metalin bulunduğu ortam kurudur. Oluşan gaz metalde oksit tabakasına (tufal) neden olur ve bu tabaka elektriği iletmez. Elektrokimyasal korozyonda ise ortam ıslaktır ve pas oluşumuna neden olur. Elektrokimyasal korozyon için anot ve katottan oluşan iki elektrot, iletken ve sıvı bir ortam ve anot ile katot arasında elektrik akımının oluşması gerekir. Burada oluşan hücreye korozyon hücresi (galvanik hücre) adı verilir.

Şekil 1. Çinko Kaplanmış Bir Çeliğin Kaplama Çizildiğinde Davranışı [3].

Korozyonun önlenmesi için korozyon hücresini oluşturan elemanlardan en az birinin devreden çıkarılması gerekir. Bundan dolayı, malzeme seçimi, kaplama yöntemi, tasarım, katodik ve anodik koruma ve çevre kontrolü gibi faktörler önem kazanmaktadır.

Bu makalede, metalik kaplama yöntemlerinden sıcak daldırma ile galvanizleme ve çinko kaplama tavı (galvannealing) yapılarak elde edilen malzemelerin mikroyapıları incelenmiştir.

ÇİNKO KAPLAMA

Çinko, elektrokimyasal gerilim serisinde asallıktan oldukça uzak bir elementtir [1,2]. Ayrıca, çeliğe göre daha anodik yani korozyona uğrayan taraftır [3,4]. Nem veya suyun etkisi ile çinkonun yüzeyinde koruyucu bir tabaka oluşarak korozyon hızını azaltır [2]. Bu özellikten yararlanmak için çinko ile kaplama yapılır. Şekil 1'de, kaplama çizildiği zaman çinkonun çelikle etkileştiği ve anodik olmaya devam ettiği görülmektedir [3].

Şekil 2. Çinko Kaplama Yapısının Fe-Zn Denge Diyagramı Yardımı ile Şematik Açıklanması[2].

Tablo 1. Fe-Zn Denge Diyagramındaki Fazların Özellikleri [6].

 

Faz

Kristal yapı

Formül

Sertlik (HV 0.025 )

a -Fe (alfa)

HMK

Fe(Zn)

104

G (gama)

HMK

Fe 3 Zn 10

326

d (delta)

Hegzagonal

FeZn 10

358

z (zeta)

Monoklinik

FeZn 13

208

h (eta)

Hegzagonal

Zn(Fe)

52

 

Sıcak Daldırma Yöntemi İle Galvanizleme

Sıcak daldırmalı galvanizleme, hazırlanmış çelik ve dökme demirin çinko eriyiğine daldırılarak üzerine çinko ve/veya çinko-demir alaşımlarından bir kaplamanın oluşumudur [5].

Şekil 2'de Fe-Zn denge diyagramı ve oluşan fazlar görülmektedir [2]. Fe-Zn alaşım sisteminde oluşan fazların formülleri ve kristal yapıları Tablo 1'de görülmektedir [6].

Luigi Galvani , 1737 17 98 yılları arasında yaşayan İtalyan 1775 yılında Bologna üniversitesinde anatomi profösörü oldu.Araştırmaları sırasında kurbağa sinir ve kas sistemi üzerinde deney yaparken metal keskinin cansız kurbağaya dokunduğunda kurbağanın hareket ettiğini gördü.O anda metalin canlılar üzerinde oluşturduğu elektrokimyasal bağlantıyı keşfetti.Bu fikir üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdı.Bu konuda yaptığı araştırmaları 1791 yılında derleyerek yayınladı.Bilim dünyasında bu araştırma büyük tartışmalara sebep oldu.Volta bu bulguya karşı fikir ortaya sürdü.O bunun bir metalik ark dan kaynaklandığını düşünüyordu.Bu tartışmalar sonucu canlılara doğru akım verilerek elektroterapi yapılabilirliği araştırılmaya başlandı

Alesandro Volta (1745-1827) Galvani nin fikirlerinden ve çalışmalarından çok etkilendi.Ve farklı metallerin elektriksel ilişkilerinin olabileceği ve bu ilişkiden enerji üretilebileceği fikrini geliştirdi.Bu yönde yoğun çalışmalar yaptı.Çalışmalarının sonucunda bakır ve çinkonun elektrik ilişkisi sonucu ortaya çıkan enerjiyi keşfetti ve bunu paketlenebilir enerji (pil) haline dönüştürmek için çalışmalarına devam etti.Ve 1799 yılında Volta nın galvanic esaslı pilleri Kraliyet Enstitüsü tarfından kabul edildi.

Humphry Davy (1778-1829) Voltanın deneyimlerinden yola çıkarak farklı kimyasal özelliğe sahip farklı metallerin reaksiyonları ve sonucları üzerine çalışmalar yapmaya başladı.Volta temelde farklı metallerin kontaktlarından ortaya çıkan enerjiye yoğunlaşmıştı.Oysa farklı iki metalin birlikteliği bir kimyasal reaksiyon ortaya çıkarıyordu.Ve bu reaksiyon bir tür elektrokaplamaya neden oluyordu.Davy deneyler sonucu platin katodlu galvanic pillerle potasyum üretti.Bu yolla bir metalin başka bir metalle kaplanabileceği fikrine sahip oldu.

Humphry Davy ile birlikte çalışmalar yapan bir başka İngiliz Kimyacı olan Michael Faraday , 1813 de yaptığı deneylerle yığın halindeki metallerin reaksiyonlarıyla oluşan doğru akımın kimyasal elektrolize bir yol izlediğini gözlemledi ve bunun bilimsel temellerini oturttu.Bu yasa Faraday Elektroliz Yasası olarak bilinir.Ve hala farklı metallerin korozyona uğramaları yoğunluk kaybetmeleri (ASTM G102) bu bilgiler ışığında yapılıyor.

Kayıtlara geçmiş ergimiş çinko ocağına demirin batırılması yöntemiyle yapılan ilk resmi çinko kaplama deneyi Fransız Kimyager P.J. Malouın tarafından 1742 yılında yapılmış ve fransız Kraliyet Akademisine sunulmuştur.

1836 yılında ise bir başka fransız kimyacı Stanilaus Tranquille Modeste Sorel çinko yoluyla demir kaplama ve % 9 sülfürik asit ile temizleme ve amonyum klorür ile yüzey hazırlama yöntemlerinin patentini almıştır.Bir yıl sonra 1837 yılında İngiliz Patent enstitüsü bu yöntemi onayladı.1850 yılnda ingiliz galvanizl endüstrisi 10.000 ton yıl galvanizleme gerçekleştirdi.

Galvaniz ilk çıktığı yıllarda büyük çelik yapıları korozyona karşı korumak için kullanılıyordu.Özellikle ulaşılması güç yerlerde yapılan çelikler enerji nakil hatları çeliğin kolay paslanması özelliğne karşı montaj öncesi kaplama ve uzun sevis ömrü avantajıyla kullanılmaya başlandı.Zamanla teknolojik ilerlemelerle çeliğin kolay işlenebilirliği sayesinde dünyadaki çelik kullanımı arttıkça galvanizleme de paralel olarak arttı.

Çeliğin üretiminin sıcak savaş yılları öncesi artması önceleri savunma sanayinin geliştirilmesine sebep oldu.Sürekli artan kapasite değişik sektörlerle bağlantılı olarak arttı. ABD ve Pek çok gelişmiş Avrupa ülkesi endüstriyel devrimi başta çelikle gerçekleştirdi.

Bugün Ayrupa da o yıllardan kalmış muhteşem çelik yapı örnekleri vardır.Ve tabiki bu çeliklerin tamamına yakını galvanizlidir

Yaklaşık 150 yıldır kompozisyonu galvanizlemeye uygun her türlü çelik artan oranda galvanizleniyor.Bugün pek çok sektör için galvanizleme vazgeçilmez olmuştur.

Sıcak Daldırma Galvanizleme(SDG)basit anlamda kompozisyonu ve tasarımı uygun çelik malzemelerin uygun temizleme aşamasından geçirildikten sonra eriyik çinko kazanına daldırılmasıyla gerçekleşir.Bu yöntemde çinkonun ergitildiği küvetin ebatlarıyla bağlantılı olarak en geniş galvanizleme ürün portföyüne ulaşılır.Özellikle çelik yapılarda kullanılan konstrüksiyonlar montaj kolaylığı ve uzun dayanım ömrü sayesinde son yıllarda ülkemizde de sıkca tercih edilmektedir.

SDG yaklaşık 150 yıldır tüm dünyada başarıyla uygulanmaktadır. En önemli özelliği diğer kaplama yöntemlerine gore daha ekonomik olmasıdır.(bkz.grafikler)

Ayrıca Enerji Nakil Hattı gibi çelikle yapılması zorunlu hatlarda bakım zorluğu nedeniyle en uzun servis ömrü sağlayacak kaplama yöntemi tercih edilmektedir.Bu da kaçınılmaz şekilde SDG olmalıdır.Buna benzer durum endüstriyel tesisler,enerji üretim tesisleri içinde geçerlidir.

Türkiye deki deprem gerçeği özellikle son Marmara depremi sonrası endüstriyel yada evsel bina yatırımlarının çelik esaslı olarak tercih edilmesine sebep olmuştur.Bu da çelik yapıların galvanizlenmesi gerekliliği nedeniyle SDG sektörünün gelişmesini olumlu anlamda etkilemiştir.

Bunun yanında özellikle enerji sektörü olmak üzere, inşaat, tarım, gibi pekçok sektörde SDG kullanılmaktadır.Başlıca kullanım alanları şöyledir;

İNŞAAT SEKTÖRÜ

  • Endüstriyel tesis çelik konstrüksiyonları (Çelik aksamlar, makina parkı, -konveyörler)
  • Çelik Bina Kolon Kirişleri
  • Bağlantı Elemanları, Civata, Somun vs.
  • Çatı Kaplama Elemanları
  • Yağmur olukarı
  • Endüstriyel Izgaralar (gratings)
  • Çit,çevre koruma elemanları
  • Otoyol korkulukları
  • Tesis teknoloji yenileme
  • Yangın Merdivenleri
  • Su tesisat malzemeleri

ENERJİ SEKTÖRÜ

  • Enerji Nakil Hatları
  • Aydınlatma direkleri
  • Travers, potans, şaseler
  • İzolatör demirleri
  • Topraklama elemanları
  • Paratoner
  • Enerji Santralleri (Doğalgaz, Rüzgar, vs) çelik elemenları
  • Trafo Binaları

TARIM SEKTÖRÜ

  • Sulama aparatları (Boru vs)
  • Sera konstrüksiyonları
  • Tarım Aletleri
  • Tarım makinaları

OTOMOTİV SEKTÖRÜ

  • Otomobil aksamları, Şase, benzin borusu
  • Stepne, basamak, zincir, Takoz
  • Tır Şaseleri, Kasalar, branda elemanları
  • Demiryolları iletim hatları
  • Vagon sanayi

DİĞER

  • Karayollari İşaret levhaları
  • Yönlendirme tabelaları
  • Şehir Mobilyaları (Park Bahçe konstrüksiyonları, duraklar, reklam ilan tabelaları)
  • Oyun Parkları, Lunaparklar
  • Evsel İnşaat elemanları (Balkon Korkuluğu, merdiven, çit vs)
  • Boyler, Kazan,Tank, termosifon kazanları
  • Çöp Konteynerleri
  • Havaalanı, Liman İşletmeleri İskele yapıları
  • Kıyı otelleri çelik yapıları
  • Su sporları, Dağcılık Malzemeleri

Bütün bunlardan ayrıca gündelik yaşamda kullanılan ve tasarımı Sıcak Daldırma Galvanize uygun hertürlü çelik malzeme galvanizlenebilir.Başlıca tabaka, şerit boru, tüp, tel, tel halat, yapısal şekiller ve çok sayıda madeni eşyalardır. Galvanize edilen maddeler en fazla yapı işlerinde, tarımda, tarım eşyalarının yapımında ve otomobil endüstrisinde kullanılmaktadır. Galvanize demir ve çelik ürünlerinin özel olarak kullanıldığı çok geniş uygulama alanı bulunmaktadır. Bunlar arasında tavan ve duvar kaplamaları, tel ve tel ürünleri, su tankları, boru, kova ve tenekeler, çivi, vida sürgü, menteşe sayılabilir.Deniz altındaki veya diğer kloritçe zengin eriyikler içindeki yapıların korozyondan korunmasında da çinko kaplamalar kullanılmaktadır. Pipe-linelar, depo tankları, çelik dalgakıranlar, köprüler, iskeleler bu çeşit yapılardır.

Galvaniz Prosesi

Hemen hemen her tip demir ve çelik ürünler sıcak daldırma yöntemiyle galvanizlenebilir fakat kullanılan malzemenin kimyasal kompozisyonu, kompozisyonun homojenliği, yüzey durumu gibi değişkenler, başarılı sonuçlar elde edebilmek için en önemli faktörlerdir. Bunlar kaplama kalınlığını, yapısını ve kalitesini doğrudan etkilemektedir.

Sıcak Daldırma Yöntemi ile Galvaniz prosesinde demir ve çelik malzemeler ergimiş çinko ile temas ettiğinde, çelik ile çinko arasında bir reaksiyon oluşarak çelik yüzeyinde demir-çinko alaşımı meydana gelir. Bu alaşım farklı oranlarda demir çinko tabakalarından oluşup, dışarı doğru demir miktarı azalırken, çinko miktarı artar. Malzeme çinko banyosunan çıkartılırken saf çinkodan oluşan en dış tabaka meydana gelir. Kaplamanın kalınlığı ve görünümü yukarıdaki reaksiyonun nasıl oluştuğuna ve en dış katmanın nasıl katılaştığına bağlıdır.

Silisyum Kompozisyonun Etkisi

Galvanizli olarak kullanılacak çelikteki silisyum miktarı demir-çinko arasındaki reaksiyonda en belirleyici rolü oynar. Eğer çelik üretimi sırasında deoksidant olarak alüminyum kullanılmışsa çelikteki silisyum miktarı düşük olacak, kaplamada kısa çinko demir alaşım tabakaları ve en dış katman olarak da gümüş renginde saf çinko tabakası gözlenecektir. Oysa deoksidant olarak silisyum kullanılırsa, çeliğin silisyum oranına ve homojen dağılımına dikkat edilmesi gereklidir. Çünkü, silisyum demir ve çinko arasında çok hızlı bir reaksiyona neden olur ve demir-çinko tabakası hızla büyüyerek,silisyum içermeyen çelikte oluşan alaşım tabakasına göre daha kalın bir alaşım tabakası meydana getirir. Hatta bazen alaşım tabakası yüzeye bile ulaşarak alaşım içindeki demir nedeniyle en dışta oluşması beklenen saf çinko tabakadan koyu mat bir renge sahip yüzey görünümüne neden olur. Bu matlık, malzemedeki silisyumun homojen dağılımına bağlı olarak bazen yer yer bazen de bütün kaplamada gözlenebilir.

Gerçekte silisyum varlığı ve yüzeydeki renk farklılığı sadece estetik açıdan sorun yaratmaktadır. Çünkü yüzeyde bu tabakanın bulunması kaplamanın korozyon direncini azaltmayıp aksine, bu bölgede kaplama kalınlığı daha fazla olduğu için parlak bölgelere göre daha uzun ömür sağlar.

Yüzey görünümü önemli olduğunda, kaynaklı parçalardan oluşan galvanizli bir yapı üretileceği zaman dikkat edilmesi gereken konu ise kullanılacak çeliklerin galvaniz sonrası renk farklılıklarının engellenmesi için aynı kaliteye sahip olmalarıdır.

  • Malzeme Kabulü: Galvanizlenmek üzere firmamıza gelen ürünler galvaniz operasyonlarına uygunluğu kontrol edilir (ürün ebadı, boya, kaynak artıkları vb.). Ugunsuzluklar firma yetkilisi ile görüşülerek ortak çözüm bulunur (çinko akışını sağlamak için malzemeler üzerinde delik açılması, boyaların temizlenmesi vb.)
  • Malzemelerin Askılanması: Ürünler için galvanizleme işlemine uygun olacak askılama türü belirlenir.
  • Yağ Alma: Ürünler alkali banyoya daldırılarak malzeme üzerinde olabilecek yağ veya kimyasal artıklar temizlenir. Banyoda tutma süresi malzeme yüzeyinin temizliğine bağlı olarak değişir.
  • Asitte Yüzey Temizleme: Ürünler %18lik konsantrasyona sahip HCL asit banyolarına daldırılarak malzeme üzerindeki pas temizleninceye kadar bekletilir. Ürün yüzeyinde pas olmasa bile yüzeyin galvaniz için aktifleşmesi için asit banyolarında tutulması şarttır.
  • Durulama: Asit banyosundan çıkan ürünler su banyosuna daldırılarak temizlenir.
  • Flaks Kaplama : Durulanan ürünler ergimiş çinkonun ürün yüzeyine yapışması için 50-70 oC sıcaklıkta %30 NH4CI-ZN CI2' den oluşan flaks banyosuna daldırılır.
  • Galvanizleme: Yüzeyi temizlenmiş ve flaks kaplanmış ürünler 445-465 oC sıcaklıkta ergimiş çinko banyosuna daldırılarak kaplanır. Galvaniz ocağından çıkarılan deforme olabilecek ürünler havada soğutulur diğer ürünler su banyosunda soğutulur.
  • Bakım ve Kontrol: Galvaniz kaplanan ürünlerin kaplama kalınlıkları dijital mikrometre ile ölçülür. Kaplama hataları olan ürünler tamir edilir veya yeniden kaplanır. Çinko akıntıları eğe ile temizlenir.
  • İstifleme ve Sevkiyat: Kontrolü ve bakımı yapılan ürünler yüklemeye uygun olacak şekilde istiflenir ve araçlara yüklenerek firmalara sevk edilir.